“BİR NUMARALI HEDEFİMİZ SAVAŞIN DURMASI”
Fidan, savaşın hem bölgeye hem de küresel dengelere ciddi zarar verdiğini belirterek, Türkiye’nin temel önceliklerini üç başlıkta topladı: savaşın durdurulması, yayılmasının önlenmesi ve Türkiye’nin çatışmanın dışında tutulması.
Savaşın daha geniş bir alana yayılmasının büyük risk taşıdığına dikkat çeken Fidan, “Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Bunun yanında savaşın diğer ülkelere sıçramaması ve bölgede kalıcı düşmanlıkların oluşmaması büyük önem taşıyor” dedi.
BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK UYARISI
Savaşın sadece kısa vadeli değil, uzun vadeli etkiler doğurabileceğini ifade eden Fidan, çatışmaların toplumlar arasında kalıcı husumetlere yol açabileceğini belirtti. Bu durumun bölgesel iş birliği ve kalkınma ortamını zayıflatacağını vurguladı.
MÜZAKERELER DEVAM EDİYOR
Fidan, taraflar arasında müzakerelerin başladığını ve çeşitli kanallar üzerinden mesajların iletildiğini söyledi. Ancak savaşın geldiği nokta nedeniyle tarafların taleplerinin değiştiğini, bu durumun da süreci zorlaştırdığını ifade etti.
“GÜVEN SORUNU SÜRECİ ZORLAŞTIRIYOR”
İran’ın ABD’ye karşı ciddi bir güven kaybı yaşadığını belirten Fidan, müzakerelerde tarafların başlangıç pozisyonlarının yüksek tutulmasının normal olduğunu, önemli olanın diyaloğun sürmesi olduğunu dile getirdi.
“BÖLGE TEHLİKELİ BİR SENARYOYA SÜRÜKLENİYOR”
Fidan, bölgenin giderek daha büyük bir çatışma ortamına sürüklendiğini ifade ederek, özellikle İsrail’in politikalarının uzun vadede bölgesel istikrarsızlığı artırabileceğine dikkat çekti.
Türkiye’nin temel hedefinin bu çatışma ortamının büyümesini engellemek olduğunu vurgulayan Fidan, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için diplomatik çabaların sürdüğünü belirtti.








