Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Ulaş Metin, toplumda yaygın olarak görülen ancak çoğu zaman hafife alınan horlamanın, yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp, kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilen uyku apnesinin en önemli habercisi olabileceği konusunda hayati uyarılarda bulundu. Dr. Metin, "Horlama sadece bir ses değildir, üst solunum yolunun daraldığının bir işaretidir ve mutlaka ciddiye alınmalıdır" diyerek, bu durumun hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.
HORLAMANIN ALARM VEREN İŞARETLERİ
Milyonlarca insanı etkileyen horlama ve uyku apnesi, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. KBB Uzmanı Dr. Ulaş Metin, horlamanın nedenlerinden uyku apnesinin tehlikelerine, tanı yöntemlerinden modern tedavi seçeneklerine kadar geniş bir yelpazede önemli bilgiler paylaştı. Dr. Metin, horlamanın tek başına bir hastalık olmadığını, ancak altta yatan bir sorunun belirtisi olduğunu belirterek, "Uyku sırasında nefes aldığımız yol daralırsa, geçen hava çevresindeki yumuşak dokuları titreştirir ve horlama sesi ortaya çıkar. Bu durum, üst solunum yolunun dar olduğunun bir işaretidir. Bu darlığa burun eğriliği, geniz eti, büyük bademcikler, yumuşak damak ve küçük dilin uzun olması, kilo veya çene yapısı gibi birçok faktör neden olabilir. Bu faktörler bir araya geldiğinde ise uykuda nefes durmaları, yani apne meydana gelebilir" diye konuştu.
UYKU APNESİ HAYATİ RİSKLER TAŞIYOR
Uyku apnesinin, uykuda solunumun tekrar tekrar durması olarak tanımlandığını belirten Dr. Metin, bu durumun tehlikelerini sıraladı: "Nefes durduğunda vücut oksijensiz kalır ve beyin, sizi hayatta tutmak için mikro uyanmalarla tepki verir. Bu durum gece boyunca yüzlerce kez tekrarlanabilir. Sonuç olarak kişi sabah yorgun kalkar, gün içinde sürekli uyuklar, baş ağrısı ve konsantrasyon güçlüğü çeker. Daha da önemlisi, uyku apnesi zamanla yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, felç ve kalp krizi riskinde ciddi bir artışa neden olur. Yani bu durum, sadece bir uyku kalitesi sorunu değil, yaşam süresini doğrudan etkileyen ciddi bir sağlık problemidir." Kesin tanı için "uyku testi" şart olan bu durumun, tedavi edilmediği takdirde ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtildi. Tedavinin kişiye özel planlandığı ve CPAP cihazları, cerrahi müdahaleler, ağız içi aparatlar ve yaşam tarzı değişiklikleri gibi çeşitli seçenekleri kapsadığı ifade edildi. Dr. Metin, "Unutmayın, horlama ‘sadece horlama’ değildir. Bu bir uyarı işaretidir. Erken tanı ve doğru tedaviyle hem uyku kalitenizi artırabilir hem de uzun vadede kalp ve damar sağlığınızı koruyabilirsiniz" sözleriyle uyarısını tamamladı.








