Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Coşkun Erüz, Karadeniz'in doğal ekosistemini ve biyoçeşitliliğini korumak için terk edilmiş balıkçı ağlarının, yani 'hayalet ağların' temizlenmesinin şart olduğunu vurguladı. Erüz, Karadeniz'in gezegenin en sıra dışı ve kırılgan ekosistemlerinden birine sahip olduğunu belirterek, denizin yüzeyinin altında saklı beklenmedik bir gerçeğe dikkat çekti.

OKSİJENSİZ BİR DENİZ
Prof. Dr. Erüz, Karadeniz'in sularının yüzde 80'inden fazlasının oksijensiz (anoksik) olduğunu açıkladı. 150 metrenin altında oksijenin kaybolduğunu ve yerini zehirli bir gaz olan hidrojen sülfürün aldığını ifade eden Erüz, bu nedenle üst yapılı deniz yaşamının ince ama çok verimli bir yüzey tabakasına sıkıştığını, bu durumun sınırlı yaşam alanını son derece değerli kıldığını söyledi.

GÖRÜNMEZ AMA ÖLÜMCÜL TEHDİT
Karadeniz'deki biyoçeşitliliğe yönelik insan kaynaklı tehditlere değinen Erüz, her geçen yıl artan bir sorun olan hayalet ağlara işaret etti. Dayanıklı plastiklerden yapılan bu ağların deniz içinde onlarca yıl varlığını sürdürebildiğini belirten Erüz, ister deniz dibine takılmış, ister kayalara dolanmış olsunlar, bu ağların kontrolsüz bir şekilde avlanmaya devam ettiğini ve hamsiden mersin balığına, kabuklulardan yunus ve kuşlara kadar her canlıya zarar verdiğini aktardı.
YENİ PROJELERLE MÜCADELE
Avrupa Çevre Ajansı'na (EEA) göre Karadeniz'deki deniz kirliliğinin yüzde 85'inin plastikten oluştuğunu ve hayalet ağların bunun önemli bir kısmını teşkil ettiğini kaydeden Erüz, 'BlackNets' projesinin 2025 Aralık sonunda tamamlandığını duyurdu. KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi olarak 2026 yılı itibariyle 'Horizin ROWER' projesini başlatacaklarını ifade eden Erüz, Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğiyle hayalet ağ geri toplama çalışmalarının planlandığını ve toplumsal farkındalığı artırmak için yeni projelerin devam edeceğini sözlerine ekledi.







