KVKK'den 'Mahremiyet Hakkı ve Kişisel Verilerin Korunması' sempozyumu

GÜNDEM Yayınlanma : 10 Aralık 2025 16:54 Düzenleme : 10 Aralık 2025 16:54
KVKK'den 'Mahremiyet Hakkı ve Kişisel Verilerin Korunması' sempozyumu
KVKK, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında 'Mahremiyet Hakkı ve Kişisel Verilerin Korunması Sempozyumu' düzenledi. Sempozyumda, dijital çağda mahremiyetin ve veri korumanın önemi vurgulandı.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle, hukukçuların katılımıyla "Mahremiyet Hakkı ve Kişisel Verilerin Korunması Sempozyumu" düzenledi.

Dijital Çağda Hakların Yeni Boyutu

KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, sempozyumun açılış konuşmasında, 10 Aralık 1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin insanlık için temel ilkeler belirlediğini vurguladı. Bilir, beyannamenin insan onurunun dokunulmazlığına ve herkesin hak sahibi olduğuna dair evrensel bir taahhüdü temsil ettiğini belirtti. Günümüzde insan haklarının korunmasının artık sadece fiziksel alanlarla sınırlı kalmadığını, dijital mecralarda, veri akışlarında, algoritmaların kararlarında ve teknolojinin görünmez katmanlarında da korunması gereken yeni alanlar ortaya çıktığını ifade etti.

Mahremiyet ve Veri Korumanın Bağlantısı

Beyannamenin kabul edildiği dönemde kişisel verilerin günümüzdeki anlamıyla hayatımızda yer almadığını hatırlatan Bilir, "Beyannamenin özel hayatın gizliliğine ilişkin hükmü, günümüz dünyasında kimi düşünürler tarafından kişisel verilerin korunması hakkının dayanaklarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu doğrultuda mahremiyet, insan onurunun ayrılmaz bir parçası, kişisel verilerin korunması ise bu hakkın dijital çağdaki en somut yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır." değerlendirmesinde bulundu. Mahremiyetin, bireyin kendi yaşam alanı üzerinde söz sahibi olmasını, kendisine ilişkin bilgilerin akıbetini belirleyebilmesini ve kişisel sınırlarını özgür iradesiyle çizebilmesini ifade eden temel bir hak olduğuna işaret eden Bilir, teknolojinin hayatın neredeyse her alanına nüfuz ettiği bu dönemde, mahremiyetin korunmasının ancak kişisel verilerin korunmasıyla mümkün olacağını vurguladı.

Kişisel Verilerin Korunması Bir İnsan Hakkıdır

Kişisel verilerin korunmasının kişinin kimliği, iradesi, özgürlüğü ve mahremiyetiyle doğrudan bağlantılı bir hak olduğunu belirten Bilir, "Kişisel verilerin korunması, özü itibarıyla bir insan hakkı meselesidir. Dijitalleşme, yapay zeka, büyük veri analitiği ve otomatik karar verme mekanizmalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu hakkın kapsamı her zamankinden daha geniş bir boyut kazanmıştır." ifadelerini kullandı. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun sadece teknik düzenlemeler içeren bir kanun olmadığını, dijital çağda mahremiyet hakkını teminat altına alan modern bir hukuk anlayışını da temsil ettiğini aktaran Bilir, kanunun, teknolojinin dönüştürdüğü bir dünyada bireyin kendi verisi üzerindeki hakimiyetini kaybetmemesi için oluşturulmuş bir düzenleme olduğunu kaydetti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.