SGK haftası kayıt dışı istihdam gerçeğini gözler önüne seriyor: 'Sigorta ile iş güvende, gelecek güvende

EKONOMİ Yayınlanma : 14 Mayıs 2026 10:07 Düzenleme : 14 Mayıs 2026 10:07
SGK haftası kayıt dışı istihdam gerçeğini gözler önüne seriyor: 'Sigorta ile iş güvende, gelecek güvende
SGK Denizli İl Müdürü Abdullah Mersin, SGK Haftası'nda kayıt dışı istihdamın yarattığı risklere dikkat çekti. 'Sigorta ile iş güvende, gelecek güvende' sloganıyla farkındalık amaçlanıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Denizli İl Müdürü Abdullah Mersin, ekonomi ve sosyal güvenliğin önündeki en büyük engellerden birinin kayıt dışı istihdam olduğunu vurguladı. Bu yılki SGK Haftası'nın, kayıt dışı istihdamın ve sonuçlarının ciddiyetine dikkat çekmek amacıyla 'Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende' sloganıyla düzenleneceğini belirtti.

SGK haftası kayıt dışı istihdam gerçeğini gözler önüne seriyor: \

KAYIT DIŞI İSTİHDAMIN BOYUTU VE YASAL ZORUNLULUKLAR

Mersin, kayıt dışı istihdamı, çalışanların SGK'ya hiç bildirilmemesi veya çalışma gün/ücretlerinin eksik bildirilmesi olarak tanımladı. Çalışanların sigortalı olmasının anayasal bir hak olmasının yanı sıra hem çalışanlar hem de işverenler için yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat etmelerinin hukuken mümkün olmadığını belirtti. İşverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünen bu durumun, ciddi yasal ve mali riskler barındırdığını ve işletmelerin mevzuattan taviz vermemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle emekli, dul, yetim aylığı alanlar veya sosyal yardım yararlanıcıları gibi hak kaybı yaşamamak adına kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebilen gruplara karşı işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmelerinin, ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

KAYIT DIŞI ÇALIŞMANIN ÇALIŞAN VE İŞVEREN ÜZERİNDEKİ MALİ VE SOSYAL SONUÇLARI

Kayıt dışı çalışanların, geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kaldığına dikkat çeken Mersin, muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına, vefatı halinde ise ailesinin ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalacağını belirtti. Beklenmedik iş kayıplarında işsizlik sigortasından faydalanamayacağını, sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalacağını söyledi. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal koruyucu önlemlerden ve maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakıldığını da ekledi. Kayıt dışı istihdamın, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de kopardığını, bu durumdaki çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakıldığını ifade etti. Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğunu vurguladı. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmelerin yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleştiğini belirten Mersin, işverenlerin bu riskleri almak yerine istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmelerinin büyük önem taşıdığını söyledi.

ŞEFFAFLIK VE YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER: ÜCRET ÖDEMELERİNDE BANKA KANALI ZORUNLULUĞU

Kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte neden olduğu tahribatlara değinen Mersin, haksız rekabet oluştuğunu, piyasa dengesinin bozulduğunu, işverenlerin vergi avantajlarından mahrum kaldığını, işyerinde verimlilik ve motivasyonun düştüğünü, vergi ve prim kaybı oluştuğunu belirtti. Sosyal güvenlik sisteminin zarar gördüğünü, çalışan/emekli dengesinin bozulduğunu, primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükünün arttığını, gelir dağılımının adaletsizleştiğini ve ekonomik verilerin güvenilirliğinin zedelendiğini ifade etti. Sigortasız çalıştırıldığını veya eksik ücret/gün bildirimi yapıldığını düşünen çalışanların, ihbar ve şikâyetlerini Alo 170, SGK İl Müdürlükleri veya CİMER üzerinden iletebileceğini hatırlattı. Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması ve çalışan haklarının güvence altına alınması amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Mevzuat gereği, 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde ücretlerin net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu ve bu yükümlülüğe uyulmamasının işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakarak öngörülemez bir mali riske dönüştürdüğünü söyledi. Kayıtlı istihdamın sadece yasal bir zorunluluk değil, ülkenin aydınlık yarınlarına, çocukların geleceğine ve işletmelerin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırım olduğunu belirten Mersin, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet etti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.