Tüp bebek tedavisi geleceğin yatırımı mı? Türkiye'de doğurganlık oranı korkutuyor!

GÜNDEM Yayınlanma : 23 Kasım 2025 11:26 Düzenleme : 23 Kasım 2025 11:26
Tüp bebek tedavisi geleceğin yatırımı mı? Türkiye'de doğurganlık oranı korkutuyor!
Türkiye'de doğurganlık oranları düşerken, tüp bebek tedavisi ülkenin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görülüyor. Uzmanlar, genç yaşta yumurta dondurmanın önemini vurguluyor ve çevresel faktörlerin erken menopoz riskini artırd
Tüp bebek tedavisi geleceğin yatırımı mı? Türkiye'de doğurganlık oranı korkutuyor!

Antalya'da düzenlenen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi'nde Türkiye'nin giderek düşen doğurganlık oranları ve tüp bebek (IVF) tedavisinin toplumsal, ekonomik etkileri masaya yatırıldı. Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM) Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, yapılan araştırmaların IVF'nin ülkenin üretim gücünü ve vergi tabanını destekleyen stratejik bir yatırım olduğunu gösterdiğini belirtti.

IVF: ÜLKENİN GELECEĞİNE YAPILAN STRATEJİK YATIRIM

Prof. Dr. Barış Ata, Hacettepe Üniversitesi ve Anatolia Tüp Bebek Merkezi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşarak, tüp bebekle dünyaya gelen bireylerin yaşamları boyunca devlete önemli bir vergi katkısı sağladığını vurguladı. Araştırmaya göre, tüp bebek maliyetleri ve bireyin yaşam boyu aldığı devlet destekleri düşüldüğünde bile, IVF ile doğan bir birey 40 yaşından itibaren devlete net katkı sunmaya başlıyor. Bu durum, doğal yolla doğan bireylerdeki mali dengenin sağlanma yaşına oldukça yakın. Yani devletin tüp bebek tedavisine yaptığı başlangıç yatırımı, bireyin çalışma hayatına katılmasıyla orta vadede kara dönüşüyor. Bu bulgular, özellikle hızla yaşlanan ve doğurganlık oranları azalan Türkiye nüfusu için IVF'nin sadece bir tedavi olmanın ötesinde, ülkenin gelecekteki üretim gücünü ve ekonomik sürdürülebilirliğini destekleyen kritik bir yatırım olduğunu gösteriyor.

GENÇ YAŞTA HAREKETE GEÇMENİN ÖNEMİ: YUMURTA DONDURMADA YAŞ FAKTÖRÜ

TSRM Genel Sekreteri Prof. Dr. Yaprak Üstün, yumurta dondurma ile canlı doğum şansı arasındaki ilişkinin yaşa bağlı olarak büyük farklılıklar gösterdiğini ifade etti. Üstün, "42 yaşındaki bir hastada canlı doğum için en az 33 yumurta gerekirken, 32 yaş civarında ise 15 yumurta yeterli olabiliyor" diyerek, genç yaşlarda yumurta dondurmanın başarı oranını önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Uzmanlar ayrıca, çevresel kimyasallar ve endokrin bozucular nedeniyle erken menopoz riskinin arttığına, her 100 kız çocuğundan birinin genetik olarak 40 yaşından önce menopoza girme ihtimali taşıdığına dikkat çekti. Bu nedenle, genç kızların 15 yaşından itibaren kadın doğum hekimleriyle buluşturularak erken bilgilendirme ve danışmanlığın sağlanması büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Işıl Kasapoğlu, mevcut yönetmelikteki yumurta dondurma kriterlerinin erken dönemi kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ve yumurta dondurmanın SGK tarafından karşılanmadığını belirterek, bu konunun mutlaka ele alınması gerektiğini ifade etti. Kongrede ayrıca, üreme endokrinolojisi ve infertilitenin bağımsız bir yan dal olarak tanımlanmamasının önemli bir eksiklik olduğu vurgulandı. Etkinlikte, 185 yerli ve 38 yabancı bilim insanı sunum yaptı, 14 Bilimsel Oturum, 68 Yuvarlak Masa Toplantısı ve çeşitli kurslar düzenlendi. Türkiye’nin en kapsamlı üreme tıbbı organizasyonlarından biri olan kongreye 27 ülkeden 100'ün üzerinde yabancı katılımcıyla birlikte toplam 800'ü aşkın uzman iştirak etti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.