Liv Hospital Ulus Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Elif Göknur Topçu, Haziran Ayı Dünya Fertilite Farkındalık Ayı vesilesiyle önemli uyarılarda bulundu. Doğurganlık potansiyelinin, sadece çocuk sahibi olmayı planlayanlar için değil, genel sağlık durumu için de kritik bir gösterge olduğunu vurgulayan Topçu, yaş, yaşam tarzı ve mevcut sağlık koşullarının bu süreci doğrudan etkilediğini belirtti. Üreme sağlığının korunması ve olası problemlerin erken teşhisi için düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.
YAŞ VE YAŞAM TARZI FERTİLİTEYİ NASIL ETKİLİYOR?
Doç. Dr. Topçu, fertilite kavramının kadın ve erkek sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatarak, Dünya Fertilite Farkındalık Ayı'nın temel amacının bireyleri ve çiftleri üreme sağlığı konusunda bilinçlendirmek olduğunu söyledi. Doğurganlığı etkileyen faktörler arasında yaşın başı çektiğini belirten Topçu, özellikle kadınlarda 37-38 yaş sonrası yumurta sayısı ve kalitesindeki düşüşün hızlandığını dile getirdi. Erkeklerde ise ilerleyen yaşla birlikte sperm kalitesinde ve hareketliliğinde azalma görülebileceğini ekledi. Bununla birlikte sigara, aşırı alkol tüketimi, obezite, kronik stres, dengesiz beslenme ve bazı kronik hastalıkların hem kadınlarda hem de erkeklerde üreme sağlığını olumsuz yönde etkileyebildiğini, bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin doğurganlığın korunmasında hayati önem taşıdığını vurguladı.
GEBELİK HER ZAMAN KOLAY OLMAYABİLİR: İNFERTİLİTEYE BAKIŞ
Toplumda gebeliğin kendiliğinden ve kolayca gerçekleşebileceği yönündeki yaygın kanının aksine, infertilitenin dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Elif Göknur Topçu, erken tanı ve müdahalenin önemine işaret etti. 35 yaş altı çiftlerde düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen bir yıl içinde, 35 yaş üstü çiftlerde ise altı ay içinde gebelik elde edilememesi durumunda mutlaka uzman bir hekime başvurulması gerektiğini belirtti. Bu erken başvurunun, altta yatan nedenlerin zamanında tespit edilerek uygun tedavi planının oluşturulmasına olanak sağladığını sözlerine ekledi.
ÜREME SAĞLIĞININ KORUNMASI VE GELECEĞE YÖNELİK ADIMLAR
Fertilite farkındalığının sadece çocuk sahibi olmayı değil, genel üreme sağlığının korunmasını da kapsadığını belirten Doç. Dr. Topçu, ultrason ve gerekli kan testleri aracılığıyla yumurta rezervleri hakkında bilgi edinilebildiğini ifade etti. Düzenli jinekolojik kontroller, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunma ve fertiliteyi etkileyebilecek sağlık sorunlarının erken teşhisinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Günümüzde yardımcı üreme tekniklerindeki ilerlemeler sayesinde, uygun hastalarda yumurta dondurma ve embriyo dondurma gibi fertilite koruyucu uygulamaların mümkün olduğunu ve bu işlemlerin Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen kriterler çerçevesinde gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi. Son olarak, bilinçli kararların sağlıklı bir geleceğin temelini oluşturduğunu ve bireylerin fertilite potansiyelleri ile doğurganlıklarını korumaya yönelik seçenekler hakkında bilgi almak için mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmaları gerektiğini belirtti.









