Türkiye'nin manda varlığıyla öne çıkan ili Samsun'da, uzmanlar mevcut artış hızının yetersiz kaldığına dikkat çekerek endişeli bir tablo çizdi. Alınacak önlemler ve artırılacak destekler hayata geçirilmezse, 2030 yılından itibaren manda sayısında ciddi bir düşüş yaşanabileceği uyarısı yapıldı. Ülkenin önemli manda yetiştiriciliği merkezlerinden biri olan Samsun'daki mandalar, özellikle Kızılırmak Deltası'nda bölge ekonomisine önemli katkılar sağlıyor.

MANDA VARLIĞINDA YETERSİZ ARTIŞ TESPİT EDİLDİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, Türkiye genelinde yaklaşık 165 bin manda bulunduğunu, ancak büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısındaki artışa rağmen manda varlığındaki yükselişin oldukça sınırlı kaldığını belirtti. Gücükoğlu, manda varlığında lider konumdaki Samsun'da, mandaların yaklaşık yüzde 60'ının Bafra ilçesinde yoğunlaştığını vurguladı. Kızılırmak ve Yeşilırmak Deltalarının manda yetiştiriciliği için ideal coğrafi koşullar sunduğunu hatırlatan Gücükoğlu, bu potansiyelin korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

DESTEKLER ARTIRILMALI, FARKINDALIK YÜKSELTİLMELİ
Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, Türkiye'deki yaklaşık 75 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvana kıyasla 165 binlik manda sayısının dikkat çekici bir şekilde düşük kaldığını dile getirdi. Gücükoğlu, "Büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 4 ila 5 oranında artarken, manda sayısındaki artış ancak yüzde 1,5 seviyesinde kaldı. Bu da manda varlığının istenilen düzeyde artmadığını gösteriyor. Yapılan projeksiyonlarda mevcut eğilim devam ederse 2030 yılında manda sayısının azalabileceğine yönelik veriler bulunuyor. Bu nedenle desteklerin artırılması ve toplumda farkındalığın yükseltilmesi gerekiyor" dedi. Manda sütünün ve etinin yüksek besin değerine sahip olduğunu, sığır etine göre daha fazla protein ve daha düşük kolesterol içerdiğini belirten Gücükoğlu, bu ürünlerin sağlıklı beslenme açısından önemli bir alternatif sunduğunu sözlerine ekledi.







