Yaz sıcakları bastırdıkça, sofralarımızda gizlenen bir tehlike de kendini gösteriyor: gıda kaynaklı enfeksiyonlar. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Müberra Hraloğlu, özellikle dışarıda hazırlanan ve uygun koşullarda saklanmayan tavuk döner, tavuklu pilav, mayonezli salatalar ve kremalı tatlıların, sıcak havada adeta birer bakteri yuvasına dönüşebileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Bu durumun, en savunmasız gruplar olan çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için hayati risk taşıdığını belirtti. Gelişen sıvı kaybının zamanında ve doğru tedavi edilmemesi halinde, ne yazık ki ölümcül sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
Yazın Sinsi Tehlikesi: Gıda Zehirlenmesi Kapıda
Biruni Üniversitesi Hastanesi'nden Uzm. Dr. Hraloğlu, yaz aylarında gıda kaynaklı enfeksiyonların belirgin bir artış gösterdiğini ve bu durumun genellikle ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerle kendini gösterdiğini aktardı. İlkbaharda başlayan bu vaka artışının, hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte daha da yoğunlaştığını ifade etti. Özellikle dış mekanlarda satılan ve hijyenik olmayan koşullarda muhafaza edilen gıdaların, kısa sürede bozularak insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle, gıdaların doğru sıcaklıkta ve en üst düzey hijyen standartlarında saklanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Ağır vakalarda ise acil tıbbi müdahalenin geciktirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Riskli Menüler ve Korunma Yolları
Uzm. Dr. Hraloğlu, özellikle dikkat edilmesi gereken gıdalar arasında tavuk döner, tavuklu pilav ve sade pilavın yanı sıra mayonezli yiyecekler ve kremalı pasta/tatlıların bulunduğunu söyledi. Bu tür gıdaların, sıcak havada hızla bakteri üreterek toksin oluşturabildiğini belirtti. Tüketilmeyen gıdaların kesinlikle dışarıda bırakılmaması, buzdolabında saklanması gerektiğini hatırlattı. Dışarıdan yemek siparişi verilirken ise mutlaka hijyenik koşulları sağladığından emin olunan, güvenilir işletmelerin tercih edilmesi gerektiğini ekledi. Gıda zehirlenmesinin belirtileri arasında, yemekten sonraki ilk birkaç saat içinde başlayan veya ertesi güne kadar sürebilen bulantı, kusma ve ishalin bulunduğunu belirten Hraloğlu, yüksek ateş, şiddetli kusma veya ağır ishal durumlarında derhal sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini ifade etti. Çocuklar ve yaşlılar gibi hassas gruplarda sıvı kaybının ölümcül olabileceği uyarısında bulunarak, ishal tedavisinde en önemli unsurun yeterli sıvı alımı olduğunu ve antibiyotik kullanımının sadece doktor kontrolünde olması gerektiğini hatırlattı. Son olarak, ishal durumunda havuz kullanımının enfeksiyonun yayılmasına neden olabileceği ve havuzlardan kaynaklanabilecek göz/kulak enfeksiyonları riskine karşı uyarıda bulundu. Havuz suyunun yutulmaması, dalıştan kaçınılması ve havuz sonrası duş alınması gibi basit önlemlerin enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltacağını belirtti.








