Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Mektebi Vakfı'nın okuma hareketinin 15. yılını kutladığı etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yükseköğretim sisteminin geldiği noktaya dikkat çekti. Yılmaz, "Ülkemiz bugün 208 üniversitesi, yaklaşık 187 bin akademik personeli ve 7 milyona yaklaşan öğrenci kapasitesiyle dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" diyerek, bu alandaki önemli ilerlemenin altını çizdi.

Okuma Kültürü ve Milli Kimlik İnşası
Anadolu Mektebi'nin 40'ı aşkın ilde ve yaklaşık 15 ülkede yürüttüğü faaliyetlerin, okuma kültürünü yaşatan güçlü bir ekosistem oluşturduğunu belirten Yılmaz, Mustafa Kutlu, Tarık Buğra ve Cengiz Aytmatov gibi yazarlar üzerinden düzenlenen okuma etkinliklerinin ulaştığı boyutu örneklerle açıkladı. Yılmaz, bu tür faaliyetlerin gençlerin köklü bir edebiyat ve fikir mirasıyla buluşmasını sağlayarak, düşünce dünyalarını zenginleştirdiğini ve entelektüel üretime katkıda bulunduğunu vurguladı. "Bu yönüyle Anadolu Mektebi, gençlerimizi okuyan, düşünen, yazan ve söz söyleyen bireyler olarak yetiştiren gerçek bir mektep hüviyeti taşımaktadır" ifadeleriyle, bu yapının önemini dile getirdi.

Dijitalleşme ve Yapay Zeka Çağında Eğitim
Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan Maarif Modeli ile Türkçenin öğretiminin stratejik bir alan olarak ele alındığını ve dinleme, konuşma, okuma, yazma becerilerinin bir bütün olarak geliştirildiğini belirtti. Ayrıca, dijital dönüşüm ve yapay zeka alanındaki gelişmelerin yükseköğretim sisteminin yeniden yapılanmasında belirleyici rol oynadığını vurgulayan Yılmaz, veri analizinin ve yapay zekanın tüm disiplinler için temel bir yetkinlik alanı haline geldiğini ifade etti. Bu bağlamda, Millet Kütüphanesi gibi mekanların sadece çalışma alanları değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal etkileşimin merkezleri olması gerektiğini sözlerine ekledi.







