AHLÂKIN BİREYSEL BOYUTU: NEFİS TERBİYESİ

Yayınlanma : 18 Nisan 2026 11:06
Düzenleme : 18 Nisan 2026 11:11

FUY ( Fıtrata Uygun Yaşamak )  - 4 

Uygulanabilir Bir Model Önerisi

 

2.3. Ahlâkın Bireysel Boyutu: Nefis Terbiyesi

İnsanın dünyadaki konumunu anlamak, öncelikle onun ontolojik bileşenlerini tanımaktan geçer. Klasik İslam düşünürleri üzerinden yapılan analizlerde insan üç temel düzlemde ele alınır:

• Ruh (İlâhî Nefha): Ruh, İlâhî bir nefhadır; günahkâr olmaz ve kirlenmez. Ölüm, ruhun yok olması değil, bedenden tamamen alınmasıdır (teveffi).

• Akıl ve Kalp: Kalp, nefsin arzularını tutan "akıl" merkezi olarak tanımlanır.

Kur’an-ı Kerim de ,”onların kalpleri vardır , onunla akıl etmezler” buyurur.

Onlar, yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinin, kendisi ile akıl edecekleri kalpleri veya kendisi ile işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki, kör olan gözler değildir, kör olan göğüslerde olan kalplerdir.(Hac 22/ 46 )

Akele, bir şeyi  bir yere bağlamak demek ve Kuran - ı Kerim’de fiil halinde geçer .

Akıl, aklı tabii ve akli mükteseb olarak ikiye ayrılır.

Aklı tabii kalbe , kalbin de ,vahye bağlı olduğu fıtri akıldır.

Akli müsteseb ise , sonradan elde edilen bilgi ve ideolojilere göre çalışan akıldır.

• Nefis (Benlik ve Sorumluluk): İnsanın kişiliği, benliği ve eğitiminden sorumlu olduğu kısmıdır. İbn Kayyım'a göre nefis; anlayan, dönen ve haktan razı olan bir varlıktır.

Nefs kavramı en kapsamlı olarak Zat terimiyle ifade edilir.

Kuran-ı Kerim Zat- ı İlahi için, nefs kavramı kullanır.

“Nefsimde olanı bilirsin, ben ise Sen'in nefsinde olanı bilmem. Sen, gaipleri eksiksiz bilensin." (Maide -116 )

Gazâlî'ye göre nefis ikiye ayrılır; hayvanlarda da bulunan "hayvanî nefis" ve insanı farklı kılan "Rabbânî latife" (ruh).

Ve;

Zat insanın tüm nitelikleriyle bütünlüğünü ifâde eder , diye açıklar.( İhya 3.cilt 1.kitap,Kalbin Acaib Hallerinin Keşfi )

Tasavvuf ise nefsi , genel olarak,insanın hevası olarak ele alır.

"Ben kendimi temize çıkarmam. Rabb'imin rahmet ettiği kimse hariç nefis her zaman kötülüğü ister. Rabb'im Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."( Yusuf 12/53)

Fıtrata göre yaşamanın ahlâkî boyutu, öncelikle bireyin kendi nefsiyle kurduğu ilişkiyle başlar.

Fıtrata göre İnsan, kendi nefsi  ve eşyayı, emanet  olarak kabul eder.

Ve emanet sahibi Allah (cc) kendine  verdiği emanetleri,nasıl kullanmasını istiyor ise , öyle kullanır.

Nefsin terbiyesinden amaç; insanın fıtratında potansiyel olarak mevcut olan menfi huylarının , her hangi bir şekilde, müsbet huylarını örtmesi durumunda,onu asli fıtri, müsbet haline döndürme gayretidir.

Fıtrat ilahi format olduğu için, insanın özüne dönmesi her zaman mümkündür. Bu “istiğfar” ve “tevbe” kavramlarıyla karşılanan bilinç yenileme hadisesidir.

Fıtrata dönüş, tabiri caizse “fabrika ayarlarına” dönüştür. İnsan yaratılıştan taşıdığı ilahi format olan fıtratına dönerse, fabrika ayarlarına dönmüş olur.

Fıtrat değiştirilmez, fıtrat keşfedilir. Ama insan fıtratından uzaklaşabilir. Hatta fıtratına yabancılaşabilir.

Bu sürecin sonunda fıtratını yitirmez, fakat fıtratının üzerini örter. Kur’an böylesine bir örtme işlemine “küfür” adını veriyor.

Bu örtü bazen öylesine kalın, öylesine ses geçirmez hale gelir ki, insanın fıtratına dönüşü neredeyse imkânsız hale gelir. Ve insan fıtratına ihanet etmeden, küfürde ısrar edemez.

İşte bu hale Kur’an ,kalbin mühürlenmesi  adını verir. Esasen burada geçen kalbi fıtrat olarak da , vicdan olarak da okuyabiliriz.

İslam, insanın nefsini yok etmesini değil; onu eğitmesini ve dengelemesini emreder. Aşırılık, bastırma ve ölçüsüzlük; fıtratı zedeleyen uç davranışlardır.

Hz. Peygamber (s.a.v.), ahlâkı imanın ayrılmaz bir parçası olarak tanımlamış ve şöyle buyurmuştur:

“Mü’minlerin iman bakımından en olgunu, ahlâkı en güzel olanıdır.”

(Tirmizî, Radâ’ 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünne, 15; İbni Mâce, Nikâh 50 )

Bu hadis, ahlâkın imanın süsü değil; imanın göstergesi olduğunu ortaya koyar.

Fıtrata uygun ahlâk, davranış ile inanç arasındaki tutarlılığı sağlar.

İnandığı gibi yaşamayan bir insan, zamanla içsel bir çatışma yaşar ve bu çatışma, ruhsal huzursuzluğa dönüşür.

Devam edecek

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.