FUY ( Fıtrata Uygun Yaşamak ) - 6
Uygulanabilir Bir Model Önerisi
2.6. Sünnet’te Ahlâkın Merkezî Konumu
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hayatı, fıtrata uygun ahlâkın en somut örneğidir.
O, ahlâkı teorik öğütlerle değil; yaşanabilir bir model olarak sunmuştur. Kendi ifadesiyle:
“Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”
Bu ifade, İslam’ın ahlâk anlayışının tamamlayıcı ve koruyucu yönünü gösterir.
Yüce Rabbimiz Peygamberimizin ahlakını överken, "Ya Muhammed! Şüphesiz ki sen yüce bir ahlak üzeresin. " (Kalem Suresi 68/4)
“Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.”(Ahzab Suresi 33/ 21)
buyurmuştur.
Hz. Muhammed'in (sav)Güzel Ahlakı Üzerine bazı örnekleri şöyle sıralayabiliriz.
* Onun kalbi insan sevgisiyle doluydu.
* Çocukları sever, onları sıkça okşardı.
* Peygamberimiz alçak gönüllü olması sebebiyle, fakir zengin ayrımı yapmazdı.
* Hastalara önem verir, ziyaretlerine giderdi.
* Bir topluma girdiğinde, boş bulduğu yere otururdu.
* Ayaklarını hiçbir zaman başkalarına doğru uzatmazdı.
* Elbiselerini kendi tamir eder, ayakkabılarını kendi onarırdı.
* Kesinlikle başkalarına yük olmazdı.
* Kadınlara karşı çok nazik davranır, ev işlerinde yardımcı olurdu.
* Misafiri çok sever, onlara kendi hizmet ederdi.
* Müslüman olanla, olmayanı ayırmazdı.
* Peygamberimiz ömrü boyunca kötü söz söylememiş, kimseyi azarlamamış ve kimseye karşı kırıcı olmamıştır.
* Peygamberimiz daima güler yüzlü ve tatlı dilliydi.
* Başkalarına karşı saygısından ötürü kimsenin sözünü kesmez, dinlemeyi bilirdi.
* Başkalarının kusurlarını yüzlerine vurmazdı.
* Peygamberimiz bedenini ve giysilerini temiz tutar, yaşamını sade yaşardı.
* Diş temizliğinde misvak kullanırdı.
* Daima doğru sözleriyle bilinir, sözlerinden dönmezdi.
* İnsanlar içinde oldukça cömertti, kendisinden isteyeni geri çevirmezdi. "Ben sadece dağıtıcıyım, veren ancak Allah'tır" derdi.
* İntikam duygularını sevmez, bağışlamayı tercih ederdi.
* Kendisine kötülük edenlere karşı iyilik etmeyi tercih ederdi. Yapılan iyiliği unutmaz, iyiliği daima iyilikle anardı.
* Yaşlılara karşı saygıda kusur etmez, küçükleri sever ve şefkat gösterirdi.
* Tembelliği ve boş durmayı sevmezdi.
* Maddi olarak iyi durumda olduğunda bile sade yaşamıyla dikkat çekmiş, yoksullara her zaman yardımcı olmuştur.
Fıtrat vardır; fakat korunmazsa bozulur. Sünnet, bu bozulmayı önleyen canlı bir rehberdir.
⸻
2.7. İkinci Bölümün Temel Sonucu
Bu bölümün ulaştığı temel sonuç şudur:
Ahlâk, fıtratın hayata yansımış hâlidir.
Fıtrata uygun ahlâk, insanı içsel bütünlüğe; toplumu ise güven ve adalet zeminine taşır. Ahlâkın ihmal edildiği bir hayat tarzı, ne kadar başarılı görünürse görünsün, insanı huzura ulaştıramaz.
İkinci bölüm, fıtratın ahlâkî boyutunu ortaya koyarak; bir sonraki aşamada aile, toplum ve sosyal düzenin neden fıtrat merkezli ele alınması gerektiğini açıklayan zemini hazırlar.
Devam edecek


