KIBRIS HATIRASI

Yayınlanma : 09 Nisan 2026 18:47
Düzenleme : 09 Nisan 2026 18:47

Bu günlerde Kıbrıs’ı diline dolayanlar var ya..

Onlara bir hatıra paylaşmak istedim.

Kıbrıs Gazisi Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi ve emekli Albay Oğuz Kalelioğlu Kıbrıs Barış Harekatı’nda yaşanan bir kahramanlığı anlatıyor.

Rumlar silahsız Kıbrıs Türklerine tam teçhizatlı silahlarla saldırıyor, soykırım yapıyorlardı. Türk askeri gelinceye kadar Mücahitler de direniyordu.

Bu olay dikdörtgen şeklindeki Magusa Yenikapı tarafında oldu. Bu kapıya sızma olmasın diye gücü yüksek iki parça tahrip kalıbı koymuştuk. Buraya düşman girmesin de bari bir kapıda savaşalım diye.

Haber geldi ki Kıbrıslı Mücahitler; “Bir tane Türk tankı öbür kapıdan girmek istiyor komutanım” dediler

Bir buçuk kilometre sur başı. Koşa kaşa nefes nefese geldim.

Manzara şu: Bir tank ortada. Bir onbaşı inmiş eli belinde sesleniyor. “Açın kapıyı geldik biz Türk askeriyiz.”

Fakat mücahitler diyorlar ki; Onbaşım orada mayın var geçemezsin öbür taraftan gel. Anlaşamıyorlar.

Zaten düşman mevzilerinden mermiler yağıyor

Ben o iki surun arasından dedim ki; “Onbaşı oğlum Türk subayı kale komutanı benim Tabur komutanı. Orada tahrip gücü yüksek mayın var oradan geçemezsin. Onun için öbür kapıdan gel.”

Hah komutanım şimdi anladım sizin dediğinizi dedi. Ama dedi bu mevzileri temizlemeden mi gelelim dedi. Bana da böyle kafa tutuyor.

Temizleyin ama vurulmayın yavrum dedim. Biz sanki savaşı kazandık o kadar sevinçliyiz. O onbaşı şöyle yaptı:

89 luk roketatar. Diğer şeyden çekti, birbirine ekledi. Ama mermiler ayağının dibine düşüyor. Bizim 400 metre ilerimizde bir yol kavşağı var. Onun karşısında Rumlar ele geçirdikleri Enkaf apartmanını mevzi yapmışlar. Küçük bir pencere ama içerisinde bir kamyon mermi var. Oradan atılan maalesef makineli uçaksavar ateşiyle 6 şehit verdik.

Çok kötü bir mevzi. Bir türlü tesir edemiyoruz ona.

Onbaşı baktı nerede düşman dedi. Bizim mücahitler bak onbaşım şurada, şurada dediler.

Şöyle bir baktı mevziye. O roketatarı doldurdu, asfaltın ortasında diz çöktü tam o kalenin kapısında nişan aldı bir atım mermi tam o küçük pencereden girdi. Bir patlama pencerenin olduğu duvar olduğu gibi göçtü. Kafa kol parçaları etrafa saçıldı.

Hemen koydu roketatarı. Başka nerede var hemşerim diye bağırdı.

Bizim mücahitlerin ağzı bir karış açık neredeyse surdan aşağı düşecekler. O sırada karşıda bugünkü Mağusa Hastanesi var. Orası Rum hastanesi idi ama boşaltıp mevzi yaptılar. Balkona da makineli tüfek mevzi koymuşlar.

Orayı gösterdiler.  Hepimiz seyrediyoruz. Hemen o tarafa baktı mermiyi koydu ama bu sefer ayakta.

Bir nişan aldı. Bir atım da oraya. Balkonun yarısını uçurdu. İki- üç tane ceset düştü yere.

Meğerse asfaltın, Maraş’ın içine giden yolun kenarına da mevzilenmişler. Biz onları hiç görmedik. Ama oradaki Rumlar anladılar ki sıra bize geliyor hepsi kalkıp kaçmaya başladılar.

Bu sefer Roketatarını koydu. G 3 ünü çekti. Tak tak iki mermi attı hepsini devirdi.

Ellerini bir birbirine vurdu ve tamam mı dedi mücahitlere.

Bindi tankına geldi öbür tarafa.

Yani ruh aynı ruhtur.

Gen aynı gen.

Gerektiği zaman tekrar ortaya çıkacaktır.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.