İklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisi, Batı Akdeniz'deki gölleri kuruma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Eğirdir, Burdur ve Salda göllerinin benzer tehditler altında olduğunu belirterek, bütüncül bir su yönetimi çağrısında bulundu.

SU KAYBI CİDDİ RİSKLER DOĞURUYOR
İklim değişikliği ve hızlı nüfus artışının yanı sıra tarım ve turizm faaliyetleri, Türkiye genelinde su kaynakları üzerindeki baskıyı her yıl artırıyor. Özellikle Batı Akdeniz Bölgesi, bu süreci en ağır yaşayan alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Yapılan değerlendirmeler, Antalya Havzası başta olmak üzere Batı ve Doğu Akdeniz havzalarında ciddi kuraklık ve su stresi riskinin bulunduğunu gösteriyor.

GÖLLERDEKİ ÇEKİLME TEHLİKESİ
Prof. Dr. Karadirek, Eğirdir Gölü'nde son yıllarda gözle görülür bir çekilme yaşandığını ifade ederek, bunun yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını vurguladı. Tarım politikaları ve bilinçsiz sulama uygulamaları, göle giren su miktarını ciddi şekilde azaltarak, göldeki su hacminin yarıya inmesine yol açtı. Burdur Gölü de son 50 yılda benzer bir süreçten geçerek su hacminin önemli bir kısmını kaybetti. Eğirdir Gölü'ne giren su miktarı, buharlaşmayı dahi karşılayamaz hale geldi.

ÇÖZÜM İÇİN YENİ POLİTİKALAR GEREKİYOR
Prof. Dr. Karadirek, bölgedeki su krizinin yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını, yanlış tarım uygulamalarının da önemli rol oynadığını belirtti. Su kaynaklarının yönetimi ve tarım politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Karadirek, herkesin her ürünü yetiştirmemesi gerektiğini, az su isteyen ürünlere yönelmenin önemini dile getirdi.







