İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan İnce, küresel ısınmanın dağ buzulları üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, buzulların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. TerrArctic Mega Grand Projesi Bilimsel Direktörü de olan Prof. Dr. İnce, "1,5 derecelik ısınmada dağ buzullarının yüzde 50'si, 2 derecede yüzde 60 ila 70'i, 3 derecelik ısınmada ise neredeyse tamamı yüzyılın sonuna doğru yok olacak" uyarısında bulundu. Bu durumun, milyonlarca insanın içme suyu, tarım ve enerji kaynakları üzerinde ciddi riskler oluşturacağı vurgulandı.
Buzul Kayıpları Alarm Veriyor
Birleşmiş Milletler'in (BM) bu yıl Uluslararası Dağ Günü temasını "Dağlarda ve ötesindeki buzullar, su, gıda ve geçim kaynakları açısından önemlidir" olarak belirlemesi ve 2025'i "Buzulların Korunması Uluslararası Yılı" ilan etmesi de sorunun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Prof. Dr. İnce, küresel sıcaklık artışı, yağış rejimlerindeki değişimler ve aşırı iklim olaylarının sıklaşması nedeniyle dağ ekosistemlerinde hızlı dönüşümler yaşandığını belirtti. WGMS'in 2024 raporuna göre 2023'ün "ölçülmüş en hızlı buzul kayıp yılı" olduğunu söyleyen İnce, Alpler'deki buzulların 1970'e göre yüzde 65, Himalayalar'da ise bazı bölgelerde yüzde 40'ın üzerinde kütle kaybettiğini dile getirdi. Türkiye'deki Ağrı Dağı, Cilo-Sat Dağları, Kaçkar Buzulları ve Erciyes'teki buzulların da son 40 yılda dramatik bir küçülme yaşadığı ve bazı bölgelerde buz kütlesi kaybının yüzde 40-60'a ulaştığı ifade edildi.
Gelecek Nesiller İçin Acil Önlem Çağrısı
Buzullardaki hızlı erimenin toprak kaymaları, ani taşkınlar ve göl taşmaları gibi jeolojik riskleri artırabileceği, ekosistemleri olumsuz etkileyebileceği ve küresel atmosferik dolaşım sistemlerinin dengesini bozabileceği öngörülüyor. Prof. Dr. İnce, IPCC senaryolarına göre, gelecekteki ısınmanın dağ buzullarını daha da olumsuz etkileyeceğini, bunun da Himalayalar'da 1,9 milyar insanın su kaynağının risk altına girmesi, Güney Amerika'da tarım alanlarında su stresi yaşanması, küresel hidroelektrik üretiminde düşüş görülmesi ve Türkiye'de içme suyu ve tarımsal sulamada mevsimsel akım azalması anlamına geleceğini belirtti. İnce, buzul kayıplarının geri döndürülemez olduğunu ancak yavaşlatılabileceğini vurgulayarak, yüksek çözünürlüklü izleme sistemleri, hidrolojik erken uyarı modelleri geliştirilmesi ve en önemlisi küresel karbon emisyonlarının azaltılması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde, buzul kayıplarının 2050'den sonra günlük yaşamın bir parçası haline geleceği uyarısında bulundu.








