Antalya'da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, kanser tedavisindeki son gelişmeleri ve güncel yaklaşımları masaya yatırdı. Yaklaşık 1500 uzmanın katıldığı kongrede, immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler, mRNA aşıları ve yapay zekanın sağlık alanındaki potansiyeli tartışıldı. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kemoterapinin kanser tedavisindeki önemine vurgu yaparak, 'Kemoterapi gerçekten bir öcü değil, yeniliklerin bile yeniden doğurduğu çok önemli bir tedavi ajanı, ezeli ve ebedi bir partner' ifadelerini kullandı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut ise, 'Kanser eşittir ölüm değil. İkincisi, ’kemoterapi süründürür’ algısı da doğru değil. Artık kanser kemoterapileri de hastaları süründürmüyor. Hastalarımız sosyal ortamlarında kendi hayatlarını yaşayabiliyorlar' diyerek, kemoterapiye yönelik yanlış algıların düzeltilmesinin altını çizdi.

KEMOTERAPİ SAĞ KALIM SÜRELERİNİ UZATIYOR
Kongrede sunulan veriler, Türkiye'de her yıl yaklaşık 250 bin kişinin kanser tanısı aldığını ve 25 bine yakınının bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini ortaya koydu. Ancak onkoloji alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde, kanser artık ölümcül bir kader olmaktan çıkıyor. Prof. Dr. Karadurmuş, kemoterapinin, immünoterapiler, akıllı hedefleyici ilaçlar ve antikor-ilaç konjugatları gibi yenilikçi tedavilerle birlikte kullanıldığında sağ kalım sürelerini önemli ölçüde uzattığını belirtti. Bu kombinasyon tedavileri, kanser hücrelerine karşı daha etkili bir mücadele sağlarken, hastaların yaşam kalitesini de artırıyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur da, son yıllarda kanserde 5 yıllık yaşam süresinin ikiye katlandığını vurgulayarak, kişiye özel tedaviler sayesinde hastaların daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürdüğünü ifade etti.

YAPAY ZEKA DESTEKLEYİCİ, AMA KARAR VERİCİ DEĞİL
Kongrede öne çıkan bir diğer konu ise yapay zekanın sağlık alanındaki kullanımı oldu. Prof. Dr. Bülent Karabulut, yapay zekanın tanı ve tedavi süreçlerinde hekimlere destek olabileceğini ancak nihai tedavi kararının hastanın kendi hikayesini yazan hekimlerde olması gerektiğini belirtti. Karabulut, 'Sağlığınızı yönetmek için yapay zekayı kullanmamanızı tavsiye ederim. Bizim işimiz, gücümüz kanser hastaları. Onlarla beraber yol haritası çiziyoruz' dedi. Yapay zekanın hatalı bilgi verebileceğine dikkat çeken Karabulut, hastaların kulaktan dolma bilgiler veya internetteki doğruluğu teyit edilmemiş içeriklerle tedavi kararı vermemesi konusunda uyardı. Öte yandan, kanserlerin üçte birinin yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceği de vurgulanarak, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın önemi hatırlatıldı.







