Nilüfer Belediyesi'nin ekonomik krizin etkilerini hafifletmek ve herkese adil gıda erişimi sağlamak amacıyla hayata geçirdiği 'Dayanışma Sofrası' modeli, uluslararası alanda büyük takdir topladı. Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP), Nilüfer'in uyguladığı kapsamlı sosyal destek sistemini, 'Sosyal ve Ekonomik Eşitlik' kategorisinde dünyaya örnek proje olarak ilan etti. Bu kararla birlikte, Türkiye'den bir yerel yönetim modeli, Kenya'nın Nairobi, Bolivya'nın La Paz ve Tayland'ın Bangkok kentleriyle birlikte küresel referans noktası haline geldi.

KISA VADELİ YARDIMLARIN ÖTESİNE GEÇEN BİR MODEL
Uluslararası komitenin değerlendirmesine göre, Nilüfer modelinin en güçlü yanı, sadece acil gıda yardımı yapmakla kalmayıp, dezavantajlı grupları kent yaşamına entegre eden, insan onurunu koruyan ve toplumsal katılımı teşvik eden sürdürülebilir bir yapı kurması. Wageningen Ekonomik Araştırma Merkezi uzmanlarının da katkıda bulunduğu bu analiz, projenin bütüncül bir sosyal politika uygulaması olduğunu ortaya koydu.

TEKNOLOJİ İLE İNSANİYETİN BULUŞTUĞU NOKTALAR
Model, kentin fiziksel ve dijital alanlarında eş zamanlı işleyen bir sistemden oluşuyor. Nilüfer Kent Lokantası ve Nilbel Kafeler, uygun fiyatlı ve sağlıklı yemek erişimi sağlarken; Hacı Remziye Bakgör Aşevi, sıcak yemekleri ihtiyaç sahibi hanelere ulaştırıyor. 'Nilüfer Her Yerde' mobil uygulaması üzerinden çalışan Askıda Yemek sistemi ise, bağışçı ve ihtiyaç sahiplerini, kimliklerin gizli kaldığı, insan onuruna yakışır bir dijital platformda buluşturuyor.
GENÇLERDEN AİLELERE KADAR UZANAN DESTEK AĞI
Sistem, Halk Kart uygulamasıyla bin 250 ailenin temel gıda ihtiyaçlarını karşılamasına olanak tanıyor. Artan yaşam maliyetleri nedeniyle eğitimlerini sürdürmekte zorlanan üniversite öğrencileri de unutulmuyor; sınav dönemlerinde kütüphanelerde sunulan ikramlar ve çorba dağıtım noktaları, gençlere kritik bir destek sağlıyor. Bu kapsayıcı yaklaşım, Nilüfer modelini sadece bir yardım projesi değil, gerçek bir toplumsal dayanışma hareketine dönüştürüyor.







