Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, son dönemde popülerleşen öfke kontrol odalarının, doğru kullanıldığında sakinleşme ve duygu düzenleme alanı olarak işlev görebileceğini belirtti. Ancak Özkaya, bu odaların yanlış amaçlarla kullanılması durumunda öfkeyi daha da artırabileceği ve zararlı olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Öfkenin, tıpkı sevinç ve üzüntü gibi doğal bir insani duygu olduğunu, ancak kontrol edilmediğinde hem kişiye hem çevresine zarar verebileceğini vurguladı.

ÖFKENİN DOĞASI VE BELİRTİLERİ
Özkaya, öfkenin bir engelleme, haksızlık veya tehdit algısıyla karşılaşıldığında ortaya çıktığını açıkladı. Bu duygunun kalp çarpıntısı, nefesin hızlanması, yüz kızarması, kas gerginliği, ses yükseltme ve aşırı tepki verme gibi fiziksel ve duygusal belirtilerle kendini gösterdiğini söyledi. Öfkenin altında genellikle kırgınlık, kızgınlık, değersizlik, utanç, korku veya hayal kırıklığı gibi başka duyguların yattığını ifade etti. Kontrolsüz öfkenin baş ve mide ağrılarına, olayları büyütmeye ve ilişkilerde sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.

DOĞRU VE YANLIŞ KULLANIM ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
Öfke kontrol odalarının, kişinin kendini 'cezalandırma' değil, 'toparlama' alanı olarak kullanıldığında faydalı olabileceğini belirten Özkaya, bu odalarda sakin bir köşe, loş ışık, rahatlatıcı bir koltuk, yastık veya sakin müzik gibi unsurların bulunmasının etkili olabileceğini söyledi. Ancak, özellikle çocuklar için bu odaların bir 'ceza molasına' veya utanç duygusuyla birleşen bir kaçışa dönüşmesi durumunda yöntemin tamamen yanlış olduğunu vurguladı. Kişi odada kendini psikolojik olarak demoralize hissediyorsa, bu uygulamanın faydadan çok zarar getireceğini ekledi.
PROFESYONEL DESTEĞİN ÖNEMİ
Özkaya, öfke kontrolü için ilk adımın öfkeyi fark etmek olduğunu, bunu nefes ve beden gevşeme teknikleri, 10 saniye kuralı (cevap vermeden önce beklemek), ortamdan geçici uzaklaşma ve duyguları sakince ifade etme gibi yöntemlerin takip ettiğini açıkladı. Tüm bu kişisel çabaların yeterli olmadığı durumlarda ise profesyonel psikolojik destek almanın hayati önem taşıdığını belirtti. Özellikle öfke kontrolünü sağlayamayan bireylerin bir psikiyatrist veya psikologdan yardım alması gerektiğini söyleyerek, doğru müdahalenin ilişkilerde kavgayı değil, çözümü getireceğinin altını çizdi.







