Rize'de, bir zamanlar bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan ve derelerin gücüyle çalışan mısır ve su değirmenleri, yerini elektrikli modern sistemlere bırakarak unutulmaya yüz tutuyor. Ancak, sahildeki bir taş evde bulunan geleneksel değirmen, bu kültürü yaşatma çabasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

GEÇMİŞİN SESİ: SU DEĞİRMENLERİ
Eskiden köylülerin kooperatifleşerek derelerin üzerine kurduğu bu değirmenler, mısır öğütme işlevini yerine getiriyordu. Ancak, çayın Rize'de ana tarım ürünü haline gelmesiyle mısır üretimi azaldı ve bu geleneksel değirmenler işlevsiz kaldı. Şehirlerde ise mısır öğütme ihtiyacı, elektrikle çalışan modern değirmenler tarafından karşılanmaya başlandı.

SAHİLDE BİR KÜLTÜR MİRASI
Sahil Dolgu Alanı'nda, dev bir çay bardağının altında yer alan taş evdeki değirmen ise bu dönüşüme direniyor. Değirmenin işletmecisi Emin Yıldız, çaydan önce Rize'nin ana gelir kaynağının mısır olduğunu vurguluyor. Yıldız, "Burada mısır unu değirmenimiz var. Taze ürünlerimizi yapıyoruz ve Rize'ye özgü, coğrafi işaretli ürünlerimizi üretiyoruz. Mısır ununda glüten yok, tertemizdir," diyor. Yıldız, mısır ununun beyaz una göre daha sağlıklı olduğunu, glüten içermediğini ve katkı maddesi kullanılmadığını belirterek, "Doyurucudur, hazmedicidir, diğer un gibi mideye oturmaz, sağlıklıdır," ifadelerini kullanıyor. Çayın gelişimiyle birlikte tarlaların çaya dönüştüğünü ve mısır üretiminin azalmasıyla değirmenlerin de eskisi kadar iş yapmadığını ekliyor.







