Güneydoğu Anadolu'nun eşsiz el sanatı şal şepik kumaşı, Avrupa Birliği (AB) düzeyinde coğrafi işaret tescili alarak dünya çapında tanınmayı hedefliyor. Siirt Olgunlaşma Enstitüsü'nde, doğal tiftikten üretilen ve dört mevsim tercih edilen bu özel kumaşın tanıtım çalışmaları hız kazandı.

KADİM SANAT YENİ ÜRÜNLERE DÖNÜŞÜYOR
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından iki yıl önce coğrafi işaretle tescillenen şal şepik kumaşı, artık daha geniş kitlelere ulaşmak amacıyla Siirt Olgunlaşma Enstitüsü bünyesindeki "Şal Şepik Dokuma Atölyesi"nde hayat buluyor. Altı erkek ustadan oluşan deneyimli ekip, saf tiftikten elde edilen iplikleri özenle renklendirip, tezgahlarda elle dokuyarak bu değerli kumaşı tasarımlara dönüştürüyor. Fular, yaka, manşet, broş, kravat, pantolon ve bluz gibi çeşitli ürünlerin üretildiği atölyede özel siparişler de alınıyor.

ULUSLARARASI TANITIM VE COĞRAFİ İŞARET HEDEFİ
Siirt Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Elif Bobuş, 6 usta ile bu kadim sanatı yaşatmaya devam ettiklerini belirtti. Bobuş, şal şepik dokumasının her aşamasının (çözgü hazırlığı, kaynatma, presleme) büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu kumaşımızı sonrasında kumaş olarak bırakmıyoruz, yeni ürünlere, yeni sektörlere de ürünler ortaya çıkartarak daha da ileri bir duruma taşımayı hedefliyoruz. Hedefimiz, şal şepik dokumasının coğrafi işaretini uluslararası, Avrupa Birliği düzeyine taşımak ve bu kumaşı uluslararası platformlarda da temsil etmek" dedi.

15 GÜNLÜK ZAHMETLİ ÜRETİM SÜRECİ
9 yıllık şal şepik ustası Osman Demir, kumaşın üretim sürecinin yaklaşık 15 gün sürdüğünü anlattı. Demir, masura sarma, çözgü yapımı, çirişleme (ipleri pürüzsüzleştirme), gücü ve taraktan geçirme gibi birçok aşamadan sonra tezgahlarda 10 günlük dokuma süreciyle kumaşın elde edildiğini belirtti. Dokuma sonrası yıkama, isteğe bağlı boyama ve son olarak çelik levhalara sarılıp kaynatıldıktan sonra prese verilerek kumaşın hazır hale geldiğini dile getirdi.







