Bir ilçenin gelişmişliği çoğu zaman yollarla, binalarla veya tarımsal verilerle anlatılır. Oysa kırsal bölgelerde asıl kalkınmanın nabzı, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte evinden çıkan, sessizce tarlaya, ahıra, bahçeye koşan kadınların elinde atar.
Sarayönü de bunun en canlı örneklerinden biri.
Bizim buralarda kadınlar sadece “evin direği” değildir; aynı zamanda tarlanın, ev ekonomisinin, üretimin, sofranın ve çocukların geleceğinin de direğidir.
Evde başlayan üretim, tarlada devam eder
Kırsalda kadın emeği çoğu zaman kayıt dışında, adı konulmamış ve görünmezdir. Ama gerçeği bilen bilir:
Sütü sağan da odur, peyniri mayalayan da…
Yemliğini hazırlayan, civcivine bakan, fasulyesini kurutan, tarhanasını seren de…
Ev ekonomisini döndüren, kışlıklarını hazırlayan, çeyizini işleyen, misafir eksik etmeyen…
Yani evin ritmini tutan kadın, aslında ilçenin üretim ritmini de tutar.
Tarlada kadın eli, bereketin diğer adıdır
Kırsal kadın tarlada her işi bilir; sulamayı, çapayı, hasadı…
Erkekler makineye, motora, ağır işe koşarken; kadın toprağın narin işlerini büyük bir titizlikle yürütür.
Eline değen her şey, ister sebze ister fide olsun, bir şekilde can bulur.
Bu yüzden Sarayönü’nde bahçelerin en güzel bölümleri “hanım köşesi”dir; düzenli, özenli, bereketli.
Hayvancılığın gizli kahramanları
İster keçi, ister koyun, ister büyükbaş olsun…
Ahırın sabah kokusunu ilk duyan kadınlardır.
Oğlağın doğumunda koşan, sütü ayıklayan, peynirini yapan, temizlikten sağlığa kadar işleyen bir düzeni götüren yine onlardır.
Bir keçinin huyunu, bir ineğin tedirginliğini, bir kuzunun sesinden derdini en iyi onlar anlar.
Kooperatifler ve kadın yetiştiriciliği
Son yıllarda kadın kooperatiflerinin çoğalmasıyla birlikte bu görünmez emek yavaş yavaş görünür olmaya başladı.
Ev yapımı erişte, salça, tarhana, reçel ve peynir çeşitleri artık markalaşmaya doğru gidiyor.
Kırsal kalkınmanın en sağlam ayaklarından biri, işte bu kadın emeğinin güçlendirilmesi…
Sarayönü gibi tarım merkezlerinde bu potansiyelin büyüklüğünü herkes biliyor.
Sosyal hayatın da yükünü taşırlar
Sadece üretim mi?
Hayır…
Bir düğünde en çok koşturan yine kadınlardır.
Bir cenazede yemek düzenini, ev içini, misafir ağırlamayı sessizce halleden yine onlar…
Mahallenin huzurunda, köyün kültüründe, geleneklerin yaşamasında en büyük pay kadınların omuzundadır.
Çocuk yetiştirmek: Gelecek kurmak demektir
Kırsalda kadınlar sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirir.
Çocuğuna toprak sevgisi aşılar, hayvanın kıymetini öğretir, israfın ne olduğunu bilmeden tutumlu yaşamayı gösterir.
Kırsalın en büyük eğitmeni yine onlardır.
---
Son Söz: Sarayönü’nün Kalkınmasında Kadın Eli Olmadan Yola Çıkılmaz
Bugün ilçemizde tarım konuşacaksak, hayvancılığı büyüteceksek, kooperatifçiliği canlandıracaksak, gençleri ilçede tutacaksak…
Bunun merkezinde mutlaka kırsal kadın olacak.
Sarayönü’nün gerçek gücü, çoğu zaman sessiz çalışan ama her işin bereketine dokunan o ellerdir.
Kadın emeği olmadan kırsal kalkınma bir hayaldir.
O yüzden bu haftanın konusu, ilçemizin en büyük değeri olan kırsal kadınlara bir teşekkür yazısıdır.


