Yüz yedi yıl önce Türkiye Cumhuriyetin ilk adımının atıldığı 19 Mayıs gününü Türk gençlerine bayram olarak armağan eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, geleceğin gerçek sahiplerinin bugünün gençleri olduğunu o günlerde görmüş ve “Ey Yükselen Yeni Nesil, İstikbal Sizsiniz. Cumhuriyeti Biz Kurduk, Onu Yükseltecek ve Yaşatacak Sizlersiniz” diyerek ülkenin geleceğini gençlere emanet etmiştir. Emanetine sahip çıkmak her Türk gencinin birinci vazifesidir.
Aziz Atatürk’ün kendi doğum günü olarak işaret ettiği 19 Mayıs günü, tamamen Milli Mücadele’ye ve Milli Mücadele’de Samsun’un önemine işaret etmesinden kaynaklanmaktadır. Samsun, Bağımsızlığa giden, Cumhuriyet’e giden yol için atılan ilk adımdır.
Atatürk’ün kendi ifadesiyle: “1919 yılı Mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, yüce Türk milletine güvenerek işe başladım.”
Evet, Gazi Mustafa Kemal, Türk milletinin azim ve kararlılığına, ferasetine ve sağduyusuna çok güveniyordu. Onun içindir ki Kurtuluş savaşı öncesi Amasya kongresinde yaptığı konuşmada “MİLLETİN BAĞIMSIZLIĞINI YİNE MİLLETİN AZİM VE KARARLILIĞI KURTARACAKTIR” sözleri ile milletin gücünü işaret etmişti. (Günümüzde de bu böyle değil mi?)
Ancak gençlerin doğdukları günden günümüze kadar gördükleri tek iktidar AKPARTİ hükümetleridir. Bu dönemin gençlerinin çoğunun ortak özellikleri tutkularının peşinde koşmaları, yasakları sevmemeleri, heyecanları, enerjik tavırlarının devam etmesi ve inandıkları doğruların üzerine giderken nasihat almaktan, emir almaktan hoşlanmamaları. Her şeye rağmen ayakta kalma mücadelelerini kaybetmemeleri. Yılmadan yorulmadan azim ve kararlılıkla yollarına devam etmeleridir. Üstelik bu yolculuklarında ailelerinin de kendilerine destek olması ayrıca dikkat çekmektedir.
Bugün ülkemizde yüreğindeki vatan sevgisi ile yanan; kutsal vatan toprakları için “bir hilal uğruna canını” seve seve canını verecek sorumluluk sahibi gençlerimiz de var; barlarda, kafelerde, eğlence yerlerinde, nargile salonlarında yanında sevgilisiyle vur patlasın çal oynasın gününü gün eden, sosyal medya bağımlısı sorumluluktan kaçan gençlerimizde var. Bunları aynı kefeye koyamayız elbette.
Öte yandan, günümüzde gençlik gelecek kaygısı içindedir. Her şeyi görüyor, biliyor ve bizlerden daha iyi yorumlayabiliyorlar. Baktılar gördüler ki büyüklerden hayır yok, öyleyse kendi geleceklerine kendileri sahip çıkıyorlar. Bu gençlerin hayallerini, beklentilerini karşılama, sorunlarına cevap üretme de mevcut yönetimlere iş düşmektedir. Bu gençlerin hayallerine ve umutlarına kulak vermek gerekir.
Bu vesile ile bu cennet vatanda bize Cumhuriyetin tüm nimetleriyle barış ve huzur içinde yaşamamız için yüzyıldır milli mücadele savaşı veren, canlarını feda eden başta ulu önder Gazi M. Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve şükranla anıyorum.
Sevgili gençler ve genç kalanlar, yaşadığınız heyecanı ve enerjiyi hiç kaybetmeyin, üzerinize vazife olmayan işlere karışın, kutsal vatan toprağına, yeşil yaprağınıza ve ay yıldızlı bayrağınıza sahip çıkın. Unutmayın ki bu ülkenin geleceği sizden sorulur.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın gururunu taşıyan genç yaşlı herkes daima; “Birinci Vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” Sözünün gereğini yerine getirmek için çaba sarf etmeli, sorumluluk almalıdır. Ancak o zaman Atatürk’ü anmış ve anlamış oluruz.
Bu vesileyle Cumhuriyete ve onun değerlerine sıkı sıkı bağlı tüm gençlerin ve gönlü genç olanların, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. Kalın sağlıcakla.


