Menopoz döneminde kadınların meme sağlığına özel bir önem vermesi gerektiği vurgulandı. Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özerhan, bu dönemde meme dokusunda meydana gelen değişimlerin ve artan meme kanseri riskinin altını çizdi.
MENOPOZ SONRASI RİSKLER ARTIYOR
Prof. Dr. Özerhan, menopozla birlikte vücuttaki hormonal dengenin değiştiğini ve bunun meme dokusunda farklılaşmalara yol açabildiğini belirtti. Geçmişte yapılan kontrollerin normal sonuçlanmasının, ilerleyen yaşlarda risk taşımadığı anlamına gelmediğini ifade eden Özerhan, menopoz ve sonrasında risk faktörlerinin yeniden değerlendirilmesi ve takiplerin buna göre planlanması gerektiğini söyledi. Küresel verilere göre meme kanseri vakalarının büyük çoğunluğunun menopoz sonrası dönemde görüldüğünü hatırlatan Özerhan, bunun nedenleri arasında yaş faktörü, vücut yağ oranındaki artış, hücresel onarım mekanizmalarının zayıflaması ve uzun süreli östrojen maruziyetinin bulunduğunu ekledi.
ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR
Meme kanseriyle mücadelede en kritik unsurun erken teşhis olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özerhan, kadınların meme sağlığı konusunda bilinçli olmasının önemine değindi. Menopoz öncesi iki yılda bir, menopoz sonrası ise yılda bir mamografi ve gerektiğinde ultrasonografi kontrollerinin yapılması gerektiğini belirtti. Her kadının risk profilinin farklı olduğunu ve bu nedenle kişiye özel tarama programları oluşturulması gerektiğini ifade eden Özerhan, amacın gereksiz kaygı yaratmak değil, doğru zamanda doğru kontrollerle sağlığı korumak olduğunu sözlerine ekledi.
KENDİ KENDİNE MUAYENE ALIŞKANLIĞI
Kendi kendine meme muayenesinin de bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özerhan, tüm kadınların 20 yaşından sonra her ay, adet bitimini takip eden hafta içerisinde bu kontrolleri yapması gerektiğini söyledi. Menopoz sonrası kadınların da bu düzeni sürdürmesi gerektiğini ifade eden Özerhan, yaklaşık 10 dakika sürecek bu kontrolde meme simetrisindeki değişiklikler, şekil bozuklukları, çökme, renk değişikliği, ciltte bozulma veya meme başındaki farklılıklar gibi belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Meme ve koltuk altı bölgesinin dairesel ve hafif baskılı hareketlerle kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatan Özerhan, düzenli takip sayesinde meme sağlığının korunabileceğini ve olası risklerin erken dönemde kontrol altına alınabileceğini dile getirdi.








