Miryokefalon gerçeği HİSDER'de anlatıldı

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 11 Şubat 2026 10:06 Düzenleme : 11 Şubat 2026 10:10
Miryokefalon gerçeği HİSDER'de anlatıldı
Prof. Dr. Ahmet Çaycı, Miryokefalon Zaferi’nin Anadolu’nun kesin biçimde Türk yurdu olduğunun dünyaya ilan edildiği tarihî eşik olduğunu vurguladı. Zaferin 850. yılı 2026’da Konya’da kutlanacak.

HİSDER tarafından Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Pazartesi Toplantıları’nda, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Ahmet Çaycı, “Miryokefalon Savaşı”nı slayt eşliğinde anlattı.

ANADOLU’NUN KADERİ BU SAVAŞLA BELİRLENDİ

Prof. Dr. Çaycı, “Bin kelle” anlamına gelen Myriokephalon (Miryokefalon) Zaferi ile Bizans’ın Anadolu’yu geri alma idealinden vazgeçtiğini belirterek, bu zaferin yalnızca askerî değil, Anadolu’nun tapusunun alındığı tarihî bir belge niteliği taşıdığını söyledi. Miryokefalon’un, bir coğrafyanın kaderinin kesin biçimde tayin edildiği tarihî bir eşik olduğunu vurguladı.

TÜRK MÜHRÜ ANADOLU’YA VURULDU

Niketas Khoniates, İbnü’l-Azrak, Roger de Hoveden ve Gregory Abû’l-Farac gibi kronik yazarlarının verdiği bilgilerle, savaşın Konya’nın batısında, Beyşehir–Konya hattındaki Bağırsak Boğazı’nda cereyan ettiğinin açıkça ortaya konduğunu ifade eden Çaycı, Bizans ve İslâm kaynaklarının birlikte okunmasının meseleyi büyük ölçüde aydınlattığını dile getirdi.

BİZANS’IN HESABI, SELÇUKLUNUN DİRENCİ

Çaycı, Sultan I. Mesûd döneminde sağlanan Anadolu Türk birliğinin, II. Kılıç Arslan tarafından kararlılıkla sürdürüldüğünü; Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’un ise Haçlılar ve Danişmendlilerle ittifak kurarak Selçukluları kuşatmayı hedeflediğini anlattı. 1162’de İstanbul’da imzalanan anlaşmaya rağmen savaşın kaçınılmaz hâle geldiğini vurguladı.

COĞRAFYANIN DİLİ GERÇEĞİ ANLATIYOR

1176’da başlatılan Bizans seferinin adeta bir Haçlı harekâtı niteliğinde olduğunu belirten Çaycı, ağır kuşatma makineleriyle Konya’ya yönelen ordunun Anadolu coğrafyasını hesaba katmadığını söyledi. Kroniklerin işaret ettiği güzergâhın, savaş alanının Beyşehir–Konya arasındaki dar geçitler olduğunu net biçimde gösterdiğini ifade etti.

BAĞIRSAK BOĞAZI

Savaşın Denizli ya da Isparta’da yapıldığına dair iddialara değinen Çaycı, kronikler ve coğrafyanın birebir örtüştüğü yerin Bağırsak Boğazı olduğunu vurguladı. Dar ve menderesli yapısıyla bu geçidin Selçuklu ordusunun vur-kaç taktiğine son derece elverişli olduğunu, “Myriokephalon” olarak anılan kalenin ise Asar Kale (Hisar-ı Meldos) mevkisi olabileceğini belirtti.

BİR RÜYANIN SONU

Bizans ordusunun dar boğazda ağır kayıplar verdiğini anlatan Çaycı, Selçuklu kuvvetlerinin yamaçlardan başlattığı saldırılarla Bizans birliklerinin dağıldığını söyledi. Manuel Komnenos’un ancak barış talebiyle ordusunun kalıntılarını kurtarabildiğini ifade eden Çaycı, 17 Eylül 1176’da kazanılan bu zaferle Anadolu’nun artık kesin biçimde Türk yurdu olduğunun dünya kamuoyuna ilan edildiğini vurguladı.

ANADOLU’NUN TAPUSU ALINDI

Miryokefalon’un Anadolu’nun tarih sahnesindeki kimliğini mühürleyen bir dönüm noktası olduğunu belirten Çaycı, 2026 yılında Konya Büyükşehir Belediyesi ve üniversitelerin desteğiyle zaferin 850. yılının 17 Eylül’de etkinliklerle kutlanacağını açıkladı. Selçuk Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen yüzey araştırmalarının ardından sahada sondaj çalışmalarına başlanacağını söyledi.

Program, soru-cevap bölümünün ardından HİSDER Başkanı Önder Kutlu ve davetliler tarafından Prof. Dr. Ahmet Çaycı’ya hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.