Muğla Milas'taki Akbelen Ormanı'nda, Yeniköy-Kemerköy termik santrallerine kömür temini amacıyla sürdürülen maden ocağı genişletme çalışmaları kapsamında ağaç kesimi ve zeytin ağacı sökümü yapılmaktadır. Bildiğimiz gibi, 2019'dan beri bölgede nöbet tutan yöre halkı ve çevre aktivistleri, ormansızlaşma ve tarım alanlarının yok olması gerekçesiyle duruma tepki gösteriyorlardı.
İlgili şirketin talebi üzerine kömür maden sahasını genişletmek amacıyla başlatılan "acele kamulaştırma" kararına karşı çıkan köylülerin direnişi sırasında bir kız çocuğu çıkmış sözcülük yapıyor. İşini yapmak üzere gelen heyete karşı itiraz ediyor. Bu balam, mahkeme heyetine "görevini yaptırmama" ve "hakaret" suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmiş.
Ah Balam vah balam sen ne yaptın öyle? (Balam: Çocuğum, yavrum manasındadır)
Bırak, bilirkişi ne yapmak istiyorsa yapsın. Oradaki Jandarma da Bilirkişi de neticede verilen görevlerini yapacaklar. Sen, Maden Kanununu ve Resmi Gazetede yayımlanan kamulaştırma kararını nasıl çiğnersin. Karar kesin, hüküm çoktan verilmiş.
Yürürlükteki Maden yasası kapsamında 09 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı imzasıyla acele kamulaştırma kararı alınmış. Karar Resmi Gazetede yayımlanmış. Muğla Milas’ta Çakıralan, Çamköy, İkizköy dâhil yedi köyde, geniş bir alanda kamulaştırma kapsamında arazilerdeki zeytin ağaçlarının kesilmesinin önü açılmış.
Köylülerin isyanına sözcü olan bu kız balam, kendilerine göre karşılaştıkları haksız tavra karşı isyan ediyor. İkizköy muhtarı olan annesi de Adliye önünde yaptığı açıklamada kızının tutuklanmasına tepki göstermiş: "Toprağımız için adalet istiyorduk, şimdi evladımız için adalet istiyoruz. 7 yıldır bu mücadeleyi verenleri hapse atarak İkizköy’ü talan edeceklerini sanıyorlar.” Diye tepkisini dile getiriyor. Ana yüreği işte dayanamıyor.
Mevcut yasaya karşı köyünü, toprağını, emeğini ve geleceğini savunduğu için özgürlüğünü elinden alındığı iddia edilen ilk bala değil bu kızımız. Yıllardır toprağını, arazisini, zeytinliklerini savunmak için günlerce nöbet tutan, ağaçlara sarılan, genç, yaşlı, kadın, erkek, yöre halkından vatandaşlarımızı, ve bunlara uygulananları yıllardır medyadan izlemiyor muyuz?
Sonuç: Yasalar ne diyorsa o. Demek ki o bölgede maden üretiminin devam etmesi için zeytinlik alanın yer altığı topraklardan kömür çıkarmak kamunun yararına. Siz diyorsunuz ki; işletmenin yararına. Ne diyelim: Büyüklerimizden daha iyi mi biliyorsunuz?
Onun için Ah Balam! Vah balam! Sen neymişsin be Balam?
Etrafımız ateş çemberiyle çevrili, savaşlar giderek artıyor. Orta doğudaki ülkeler kaynıyor. Her gün petrole gelen zamla dünya yakıt fiyatları, altın ve döviz fiyatları alt üst oluyor. Enflasyon artıyor. Kimse yarın ne olacağını düşünemiyor bile; ancak bu bala çıkmış köyünün topraklarını savunuyor. “Zeytinimde zeytinim” diyerek gündemi meşgul ediyor. Olacak iş mi?
Yüreğinde vatan sevgisi, toprak sevgisi, tabiat sevgisi, ağaç sevgisi en önemlisi insan sevgisi olan tüm doğa dostlarının kalbinde büyük bir yer edinen bu balayı da diğer doğa dostları gibi tarih yazacaktır. Hukuk ancak insanı ve doğayı koruduğu sürece meşrudur. Umarız hak yerini bulur.
Ah balam vah balam. Alnından öpüyorum balam. Kalın sağlıcakla.


