EROZYONLA MÜCADELE KUTSAL BİR GÖREVDİR.

Yayınlanma : 21 Kasım 2025 20:27
Düzenleme : 21 Kasım 2025 20:28

    Kısa adı TEMA olan Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı, erozyon ve onun neden olduğu etkilere dikkat çekmek amacıyla her yılın kasım ayının üçüncü haftasında geleneksel hale getirdiği 17-30 Kasım Erozyonla Mücadele Haftasının  bu yıl ki  konu başlığı "Toprak Yoksa Su, Su Yoksa Gıda Yok".

     “Bugün Toprağını Koru, Yarın suyun gıdan ve yaşamın güvende olsun” söylemiyle toprağın su, gıda ve iklimle arasındaki kopmaz bağa dikkat çekiyor. Toprak gıda güvenliğinin sigortası konumundadır. Su Tarımsal üretimin can damarıdır. O halde Toprak yoksa, su yok, su yoksa gıda yok. Gıda yoksa açız.

     Konya’da uzunca bir süre (1996-2011) gönüllü İl Temsilciliğini yürüttüğüm TEMA Vakfından her ne kadar 14 yıl önce kesin olarak yollarımı ayırsam da  ülkemizin ve şehrimizin en önemli çevre sorunlarından biri olan erozyon ve onun neden olduğu çevre sorunlarıyla mücadeleye gerek, resmi gerekse gönüllü olarak ara vermeden destek veren biri olarak, ülkemizin geleceğini  ilgilendiren böyle bir konuda  hangi isim altında hizmet verildiğinin değil ne yapıldığının önemli olduğunu düşünüyorum. Nitekim Sürdürülebilir Çevre Derneği olarak hizmete yılmadan devam ediyoruz.
      . Erozyon, arazi yüzeyinin koruyucu bitki örtüsünden yoksun bulunduğu bölgelerde sıklıkla Erozyon, toprağın su veya rüzgâr marifetiyle aşınması, taşınması ve verimliliğini kaybetmesi olayıdır görülür. Erozyona en hassas araziler, bitki örtüsünden en yoksun alanlar olan tarım arazileridir. . En yaygın ve etkili erozyon türü olan su erozyonuna Türkiye topraklarının yüzde 90'ı maruz kalıyor. Konya Karapınar yöresinde ise rüzgâr erozyonu yaşanmakta; etkileri hala daha görülebilmektedir.
      Karalardaki tüm yaşam toprağa ve topraktaki suya bağlı, ancak bu yaşam kaynağı hızla tükeniyor. Toprak bozulumunun en yaygın şekli olan erozyon nedeniyle her yıl milyonlarca ton verimli toprak kayboluyor. Bu kayıp, yalnızca doğanın değil, yaşamın da kaybı anlamına geliyor. İnsanoğlu yaşamın her anının toprağa bağlı olduğu gerçeğini hiç unutmamalıdır.

       Toprak ekosisteminin en hayati kısmı, toprağın üst kısmıdır. Çünkü bitki beslenmesinde büyük önemi olan organik maddenin biriktiği, ayrıştığı ve su ile birlikte bitkinin köklerine ulaştığı yer burasıdır. Üst toprak giderse toprağın verimliliği de gider. Üretim durur. Son yıllarda tarımsal üretimde ürün kayıpları %50’ye kadar artarken su tutma kapasitesi düşüyor, kuraklığı etkisi daha da derinleşiyor.

       Ülkemizde her 16 yılda 1 santimetre toprak erozyona uğrarken, 1 santimetre toprağın oluşması 500 yıl sürüyor. Maalesef Dünyada her saniye 1.260 ton, yani yaklaşık 42 kamyon dolusu verimli toprak erozyonla kaybediliyor.

       Toprağın erozyon nedeniyle verimliliğini kaybetmesi, kırsalda fakirlik ve açlık, beraberinde kentlere göç olayını getirmektedir. Bu olay kırsalda tarımsal üretimin azalması ve kentlerde de işsizliğin artmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak erozyon nedeniyle kişisel ve toplumsal boyutta ekonomik, sosyal ve siyasal çöküntü oluşmaktadır. Bu nedenle EROZYONLA SAVAŞ KUTSALDIR.

      Bütün inananlar gibi bende biliyorum ki “Hayat toprakta başladı, yine toprakta sona erecek” . Ne kadar yaşarsak yaşayalım neticede toprağın misafiri olacağız, inşallah. Bütün mesele toprağın hayırlı bir misafiri olabilmektir. Bu uğurda çaba gösteren herkesin amacı da bu zaten.
      Erozyonla savaş kutsaldır. Nitekim bu konuda 1995 yılında çıkarılan  “4122 sayılı Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu” ve ardından 1996 da yayımlanan “Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Yönetmeliği” ile milli bir seferberlik meselesi olarak ele alınmaktadır. Son olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla, 6 Kasım 2019 tarihinde “11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü” olarak ilan edildi. O tarihten bu yana her yıl 11 Kasımlarda seferberlik halinde ağaçlandırma çalışmaları yapılmaktadır. Erozyonla Mücadele de en önemli etkinlik fidan dikmektir. Ağaçlar toprağın çivisi konumundadır. Emeği geçenlere çok teşekkür ederiz.

     Toprağın sinsi düşmanı erozyonla mücadelenin milli bir mücadele halini almasında en büyük payı olan TEMA Vakfı Kurucu Başkanları Rahmetli Hayrettin Karaca (Toprak dede) ve Ali Nihat Gökyiğit (yaprak dede) büyüklerimizi bu hafta vesilesiyle rahmetle ve minnetle bir kez daha anıyoruz. Mekânları cennet olsun İnşallah. Kalın sağlıcakla.


 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.