YİYELİM İÇELİM ANCAK İSRAF ETMEYELİM

Yayınlanma : 19 Şubat 2026 15:50
Düzenleme : 19 Şubat 2026 15:53

Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennem ateşinden kurtuluşa vesile olacak mübarek Ramazan ayı başladı. Ülkemizde ve tüm İslam âleminde hayırlara vesile olması en büyük dileğimiz.

Kadim geleneğimizde bu ay içinde iftar ve sahur sofraları her zamankinden farklı donatılır, herkes kendi imkânları dâhilinde çorbasından tatlısına maşallah elinden geldiğince nasiplenmeye çalışır. Afiyet olsun, Allah kabul etsin.

Son yıllarda ekonomik kaygılarla azalsa da toplu iftarlar, misafir kabul etmeler ve davetler maşallah devam ediyor. İftar ve sahur menüleri ne kadar yüksek olsa da beş yıldızlı otellerin ve restoranların düğün salonları rezervasyonları çoğunlukla doluyor. Büyük alışveriş merkezlerinin yemek salonlarında dahi son dakikada yer bulmanız imkânsız gibi. Allah daha ziyade etsin kazançlarını bol etsin.

Tüm iftar ve sahur sofralarının ortak yanı çeşit ne olursa olsun, gıda israfının hat safhaya çıktığı. Maalesef insanımızın önce gözü doyacak sonra karnı. Kıtlıktan çıkmışçasına yemeğe saldırı başlıyor. On iki saate varan açlıktan çıkan vatandaşlarımız tabaklarına doldurdukları yemekleri tam tüketmeden bir sonrakine geçiyor ve garsonlar topladıkları tabaklarda kalan yiyecekleri sıyırıp çöpe atıyorlar. Ekmek israfının ise hat safhada olduğunu söylememe gerek yok.

Eğer verilen hizmet açık büfe ise tatil yörelerinde olduğu gibi Ramazanda da ihtiyaçtan fazla yemek tatlı meyve vb. alıp kalanlar atılıyor.

Bazı duyarlı işletmeciler kalan yiyeceklerden servise sunulmayanları ihtiyaç sahiplerine iletmek üzere hayır kurumlarına bağışlıyor. Atık ve artık yemeklerde hayvan barınaklarına gönderilmek suretiyle değerlendiriliyor. Allah razı olsun.

​Gıda israfı, üretilen gıdaların ölçüsüz ya da bilinçsizce kullanılması ve tüketilmeden çöpe gitmesidir. Gıda israfı, tarladan tedarik zincirine, satış noktalarından evlere ve sofralarımıza ulaşıncaya kadar üretilen gıdanın boşa gitmesi, yok olması veya tüketilemeyecek duruma gelmesiyle oluşur.

Türkiye'de her yıl ortalama 23 milyon ton gıda israf edilmektedir. Üretilen bu ürünlerin yaklaşık yüzde 35'i sofraya ulaşamadan kaybolmakta ya da çöpe gitmektedir. Her yıl kişi başına 93-100 kilogram yiyecek çöpe atılmaktadır. İsraf edilen ürünlerin başında sebze, meyve, ekmek ve ev ürünleri gelmektedir. Ülkede her gün yaklaşık 12 milyon ekmek çöpe atılmakta, bu da yılda 4 milyar 380 milyon ekmeğe denk gelmektedir. (Kaynak: A.A)

Gıda ürünlerindeki israfın ekonomik boyutu ise milyarlarca dolara ulaşmaktadır (yaklaşık 40 milyar dolar). Bu rakamlar, Türkiye'nin dünyada en fazla gıda israfı yapan ülkeler arasında üst sıralarda yer aldığını göstermektedir. Müslüman bir ülke olarak bu durum bize yakışmamaktadır.

İsraf lüzumundan fazla, gereksiz yere tüketme, savurganlık etme ve harcamadır. Dini inancımıza göre “israf haram ve günahtır”. A’raf suresi 31.Ayetinin mealinde Yüce Allah(c.c) şöyle buyuruyor: “Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. “

Lütfen, mübarek Ramazan ayında ibadet yapalım derken aynı zamanda israfa yol açarak günah işlemeyelim. Yiyelim içelim ancak israf etmeyelim. Artık ve atık gıdalar “Sıfır Atık” seferberliği kapsamında değerlendirilebilir. Cümleten hayırlı Ramazanlar diliyorum. Kalın sağlıcakla

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.