DAHA İYİ BİR GELECEK İÇİN DAHA İYİ GIDALAR

Yayınlanma : 16 Ekim 2025 20:28
Düzenleme : 16 Ekim 2025 20:29

Dünya Gıda Günü her yıl 16 Ekim'de kutlanmaktadır. Bir gün öncesinde Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlandı. “Çiftçi ve Gıda Güvenliği” hepimizin geleceğinin sigortası konumundadır. Onlara iyi bakmamız ve desteklememiz gerektiğini defalarca yazdım, yazmaya da devam edeceğim. Daha iyi bir gelecek için daha iyi ve daha sağlıklı gıda temini ancak çiftçilerimizin sürekli üretimi ile mümkündür.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı FAO'nun kuruluşunu simgeleyen Dünya Gıda Gününde örgüt 80. yılını kutluyor. Bu seneni ana teması “Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele” Açlık ve yetersiz beslenmenin olmadığı bir dünyanın inşası hepimizin üzerine düşen bir rol vardır. Ancak bunu söylemesi kolay da ulaşması o kadar kolay değil!

Tüm canlıların hayatta kalması temiz hava soluması ve temiz su içmesinin yanı sıra sağlıklı beslenmesine de bağlıdır. Gıda, temel insani bir ihtiyaç ve haktır; dini, dili, rengi, cinsiyeti ve milliyeti ne olursa olsun beslenmek, sağlıklı gıdaya ulaşmak her insanın en temel hakkıdır. Bu birincil hakkın, sağlık hakkıyla birlikte işler hale gelebilmesi için gıdaya erişmenin yanında var olan gıdanın, insan sağlığına tehdit oluşturmayacak şekilde korunması ve güvence altına alınması kısacası iyi kalitede olması gerekmektedir.

Her ne kadar beslenme kişisel tercihlerle yapılan bir eylem olarak görülse de gıda güvenliğinin üst düzeyde verilen politik kararlar ile şekillendiği gerçeği; yıllardır var olan iki kutuplu dünyada kültür ve besin baskısıyla hem ABD’nin hem de Sovyet Rusya’nın az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde gıda maddelerini kontrol altına almak suretiyle egemenliğini sürdürme istekleri maalesef devam etmektedir.

Bunun yanı sıra küresel ölçekte yaşanan iklim değişimi beraberinde yaşanan çevresel sorunlar tarımsal üretimi ve beslenme kaynaklarını tehdit etmektedir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ortalama sıcaklıktaki 1 derecelik artış, insanları besleyen besin maddelerinin başında gelen buğday, pirinç ve mısır veriminde yaklaşık % 10’luk azalmaya yol açıyor. Gelecekte bu artışın daha da yükseleceği göz önüne alındığında gıda krizinin ne denli bir seyir izleyeceğini iyi hesaplamak gerekir. Çünkü artık biliyoruz ki geleceğin anahtarı iklim değişimine uyumda saklıdır.

Dünyamızın nüfusu 8 milyarı aşmıştır. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) rakamlarına göre 820 milyon insan açlık sınırının altında yaşamaktadır. 2 Milyar insan sağlıklı beslenememektedir. Her 4 saniyede 1 kişinin açlık sebebiyle hayatını kaybettiği ifade edilmektedir. Açlıktan hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunu çocuklar oluşturmaktadır. Birleşmiş Milletler rakamlarına göre dünyamızda her yıl 6 milyon çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeni ile ölmektedir.

Son yıllarda yaşanan gıda yetersizliği kaynaklı ölümlerin en açık örneği Gazze’dir. Katil İsrail’in Gazze’de uyguladığı katliam senaryosunda çoğunluğu bebek, çocuk ve kadınların bombaların yanı sıra açlıktan da ölmeleri bu durumun en acı örneğidir. Çok şükür iki yıl gecikmeyle de olsa dünya ülkeleri harekete geçmiş ve şimdilik ateşkes sağlanmıştır? İnşallah bu durum devam ederde, insani ve teknik yardımlarla bölge insanı biraz nefes alır.

Diğer taraftan dünyada en zengin üç kişinin toplam varlığı, en fakir 48 ülkenin toplam gayri safi hâsılasından daha büyük! Birleşmiş Milletlerin İnsani Gelişme Raporu’na göre, gelişmiş ülkelerin oluşturduğu dünya nüfusunun yüzde 20’lik kesimi, küresel üretimin yüzde 85’ini tüketmektedir. Bu durum dünyanın durumunu izah etmeye yeterlidir. Yani dünyayı sorumsuzca tüketen, gıda krizine ve açlık korkusuna mahkûm edenlerin kimliği bellidir.

Bireysel alışkanlıkların israf çılgınlığına dönüştüğü günümüzde kanser başta olmak üzere pek çoğu ölümle sonuçlanan kalp ve damar hastalıklarının artması, bizlere dayatılan yanlış beslenme politikalarının ürünü değil mi? Amerikan usulü hızlı ve paket beslenmeye alıştırıldık. Obezite arttı. Sonuçta hastalıklardan yakamızı kurtaramaz olduk. Resmi ve özel tüm hastaneler dolup taşıyor. Bitmek bilmeyen hastalıklarımız yüzünden özel sağlık işletmecilerini ve ilaç firmalarını zengin ettik. SGK neden sürekli zarar ediyor?

 

Tüm dünya şunu çok iyi biliyor: Gelecek süreçte tarımda iyi olan, tarım topraklarını doğru ve verimli kullanan ülkeler ön plana çıkacaktır. Tarımda ülkelerin kendi kendine yetmesi çok önemli bir silahtır. İleride milyarlarca dolarlık silahı olanın değil, gıda ve tarımda kendisine yeten, tarım ürünü ihraç edebilen ülkelerin dünyada söz sahibi olması ve diğerlerine hükmetmesi kaçınılmazdır. Türkiye’de uygulanacak doğru ve sürdürülebilir tarım politikaları ile bu alanda yerini alabilir.

Bizlerde bireyler olarak tüketim alışkanlıklarımızı değiştirerek, sağlıklı gıda seçimleri yapabilir ve gıda israfını azaltmak için üzerimize düşeni yapabiliriz. Ayrıca, hükümetin ilgili kurumları, işletmeler ve kuruluşlar bilgilerini paylaşarak sürdürülebilir ve dayanıklı gıda sistemleri ve geçim kaynaklarını- özellikle çiftçilerimizi- destekleyebilirler. Dünya gıda gününün birlikte daha iyi gıdalarla daha iyi bir gelecek için atılacak adımlara vesile olmasını diliyorum. Kalın sağlıcakla.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.