Kurak ve sıcak geçen yaz aylarının ardından neredeyse Sonbaharı yaşamadan kış kapıya dayandı, gece ayazlarını erken yaşamaya ve bazı yerlerde kaloriferleri geçen yıllara göre daha erken tarihte yakmaya başladık. Tabii bu bazılarımızın aklına şu soruyu getiriyor: “Kuraklık bitiyor mu?” “Bu sene kış çok daha sert mi olacak?”
Peki, gerçekten öyle mi? Türkiye’de önüne gelen hava tahmini yaptığına göre iş bu kadar basit mi?
Etrafımızı saran Atmosfer, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar kaotik ve çok etmenli bir sistemdir. Normal hava diye bir şey yoktur. Hava tahmini yapmak uzmanlık gerektiren zor bir iştir.
Özellikle duyduğu her hava tahmini haberini manşet yapan bazı medya organlarına göre “La Nina Kapıda” ve “Çok sert bol yağışlı bir kış bizi bekliyor” muş!
Güney Amerika'nın batı kıyısındaki Pasifik okyanusunda (Büyük Okyanusta) yüzey sularının ısınmasına İspanyolca’da "erkek çocuk" anlamına gelen EL NİNO, soğumasına ise "kız çocuk" anlamına gelen LA NİNA deniliyor. Her ikisi de atmosfer-okyanus arası etkileşim olayı iklimi küresel ölçekte etkileyen önemli doğal süreçlerden birisi olarak görülür.
Meteoroloji uzmanları tarafından “La Nina” adı verilen soğuk hava akımlarıdır ve kışın etkilidir. “El Nino” ise sıcak hava salınımıdır, yaz ayarında daha etkilidir Uzmanlar her ikisini yaramaz çocuklar diye adlandırırlar. La Niña” veya “El Niño” hadiselerinin tropik bölgelerde net ve güçlü sonuçlar doğurduğu gözlemlenmektedir.
Bu hava akımlarının etkisi Güney Amerika’da seller, Avustralya’da kuraklık, Asya’da muson kaymaları olarak etkili olurken Türkiye gibi orta enlem ülkelerindeki etkisi sınırlıdır, dolaylıdır; çünkü atmosferik dalga hareketleri bunların yönünü değiştirebilir. Genel anlamda sonuçları belirsizdir, her yıl aynı etkiye göstermez. Yani kışın beklenen “La Nina” farklı yıllarda farklı sonuçlar doğurabileceğinden şimdiden kesin yorum yapmak yanlış olur kanaatindeyim.
“La Nina” Tropik Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden 0,5°C veya daha fazla soğumasıdır. Tropiklerde etkisi güçlü ve nettir. Türkiye gibi orta enlemlerde ise etkiler belirsizdir; kesin olan ve tekrarlayan bir kural yoktur. Kaldı ki La Nina etkisi ülkemizde henüz başlamadı.
Öte yandan Türkiye’yi kış aylarında sadece La Nina değil, Sibirya antisiklonları (yüksek basıncı) ile Akdeniz siklonları (alçak basıncı) kaynaklı sistemlerin de etkili olacaktır. Bu nedenle hava tahmini yaparken çok yönlü düşünmek ve gerçek tahminleri işin uzmanlarından ve tabii ki en yetkili kurum olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden almak gerekir.
Bu kapsamda; Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) ve Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezinin (ECMWF) verilerine göre La Niña’nın Eylül–Kasım 2025’te zayıf düzeyde ortaya çıkma ihtimali %40–45; etkisi zayıf–orta şiddeti aşmayacak. Ekim ayında yağış az kuraklık devam edecek. Kasım ayında Batı bölgelerde kısmi rahatlama ihtimali var. Aralık–Ocak aylarında ortalama üstü yağış bekleniyor, kuraklık hafifleyebilir. Ancak kuraklık tama manasıyla bitti diyemeyeceğiz. Çünkü iklim değişikliği ve içinde bulunduğumuz iklim salınımı nedeniyle Türkiye’de kuraklıklar artık daha uzun, daha sık ve daha şiddetli yaşanıyor. Bir süre daha yaşanacağa benziyor.
Sonuç olarak önümüzdeki kış mevsiminin geçen yıla göre daha soğuk ve yağışlı geçmesi bekleniyor. Ancak La Nina bu yıl zayıf olacak, etkisi Türkiye için belirsiz ve çok ihtimalli olduğunu unutmamamız ve uzun vadeli tahminlere pek güvenmememiz gerekir. Süre uzadıkça tahmin isabet yüzdesi düşer. Allah (c.c) ne verirse hayırlısını versin, bereketli bir kış olsun inşallah. Kalın sağlıcakla.


